Yumurtalık kanseri cerrahisinde sıcak kemoterapi seçeneği
Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Kahramanoğlu, yumurtalık kanserinde sıcak kemoterapinin rutin bir uygulama olmadığını ve cerrahiye destek olarak yalnızca doğru hasta grubunda değerlendirilebileceğini belirtti.

Tıbbi adıyla over kanseri olarak bilinen yumurtalık kanserinde sıcak kemoterapi uygulaması, karın zarına ve çevre organlara yayılan hastalığın cerrahi tedavisi tamamlandıktan sonra uygun görülen seçilmiş hastalarda devreye giriyor.
Hastalığın karın içindeki organ yüzeylerine yayılabilmesi nedeniyle cerrahi müdahale yalnızca yumurtalık dokusuyla sınırlı kalmayabiliyor. Bu süreçte tümörün özellikleri, yayılım düzeyi ve hastanın genel durumu birlikte ele alınıyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker Kahramanoğlu, sıcak kemoterapinin yerinin doğru kavranması gerektiğini belirterek yöntemin her hastaya rutin uygulanmadığını ve cerrahiyi tamamlayıcı bir basamak olarak ele alınması gerektiğini aktarıyor.
Ameliyat sürecinde mikroskobik hücreleri hedefleyen yöntem
Tıpta hipertermik intraperitoneal kemoterapi adıyla bilinen HIPEC, ısıtılan kemoterapi sıvısının cerrahi esnasında özel bir sistemle karın boşluğuna verilerek belirli bir müddet dolaştırılması prensibiyle yapılıyor. Bu işlem, cerrahi olarak görünür tümörler temizlendikten sonra karında kalabilecek mikroskobik kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlıyor. İşlemin ısısı, süresi ve seçilen ilaçlar ise belirlenen tedavi protokolüne göre şekilleniyor.
Sıcak kemoterapinin cerrahinin yerini almadığına işaret eden Prof. Dr. İlker Kahramanoğlu, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:
“Sıcak kemoterapi, ameliyatta çıkarılması gereken tümörlerin yerine geçen bir yöntem değildir. Cerrahiyi tamamlayabilir, ancak yetersiz tümör temizliğini telafi edeceği düşünülmemelidir. Ameliyat sonrasında gerekli olan diğer kemoterapi tedavilerinin de yerini tutmaz.”
Cerrahideki temel gaye ve bilimsel çalışmalar
Ameliyatlardaki asıl amacın hastanın güvenliği gözetilerek görünür tümörlerin tamamen çıkarılması olduğunu vurgulayan Kahramanoğlu, cerrahi hedefi şu sözlerle açıklıyor:
“Amacımız, güvenli biçimde gözle görülür tümör bırakmamaktır. Bunun için karın içindeki hastalığı bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Bazı hastalarda bağırsak, diyafram yüzeyi veya diğer bölgelerdeki tümör odaklarının da çıkarılması gerekebilir. Her aşamada tümörün temizlenmesi kadar hastanın güvenliğini ve ameliyat sonrası iyileşmesini de gözetiyoruz.”
Bilimsel kanıtlar, operasyon öncesinde kemoterapi gören ve sonrasında ameliyat edilen seçilmiş evre III epitelyal yumurtalık kanseri hastalarında yöntemin etkisini ortaya koyuyor. Bu hasta grubuyla yapılan OVHIPEC-1 çalışmasının uzun vadeli verileri, cerrahiye bu yöntemin dahil edilmesinin hastalığın nüksetmesini geciktirdiğini ve yaşam süresine katkı sağladığını gösteriyor. Bunun yanında, ilk kez nüks yaşayan, platin temelli kemoterapiden fayda gören ve tümörleri bütünüyle temizlenebilen seçilmiş hastalarda da sağkalım artışı bildiren veriler bulunuyor. Fakat bu grupta ciddi yan etkiler gözlendiğinden risk ve fayda dengesinin iyi kurulması gerekiyor.
Hasta seçimi ve multidisipliner hazırlık
Elde edilen bulguların tüm evrelere ve tümör çeşitlerine uyarlanamayacağını belirten Kahramanoğlu, böbrek fonksiyonları, genel sağlık tablosu, kemoterapiye verilen cevap ve cerrahinin kapsamının belirleyici olduğunu söylüyor. Güncel ASCO kılavuzu da operasyon öncesi kemoterapi alan, böbrekleri ve genel durumu elverişli evre III hastalarda yöntemin ameliyat sırasında bir alternatif olarak gündeme getirilebileceğine işaret ediyor.
Tedavi kararı sürecine dair Kahramanoğlu, “Bir tedavinin uygulanabiliyor olması, o hasta için mutlaka gerekli olduğu anlamına gelmez. Önce bu uygulamadan beklediğimiz yararı belirliyoruz. Sonra olası yan etkileri ve hastanın sağlık durumunu birlikte ele alıyoruz. Kararı, hastamıza seçenekleri açıkça anlatarak veriyoruz” ifadelerini kullanıyor.
İleri evre vakalarda sürecin ameliyatla mı yoksa önce kemoterapiyle mi başlayacağı jinekolojik onkoloji değerlendirmesiyle saptanıyor. Geniş kapsamlı bu operasyonlar anestezi, cerrahi tecrübe, medikal onkoloji, ameliyat sonrası bakım ve icap ettiğinde yoğun bakım birimlerinin eş güdümünü şart koşuyor.
Sürecin bütünsel planlanmasına değinen Kahramanoğlu, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Hedefimiz yalnızca ameliyatı tamamlamak değil, hastanın bütün tedavi sürecini en doğru biçimde planlamaktır. Hangi hastaya, hangi zamanda, ne kapsamda cerrahi yapılacağı en az ameliyatın tekniği kadar önemlidir. Sıcak kemoterapi de bu planın, bilimsel verilerle desteklenen uygun bir parçası olduğunda değer taşır.”
Benzer Haberler
Son Haberler
- Brezilya Hükümeti’nden Uluslararası Öğrencilere Lisansüstü Burs Fırsatı
- Sağlık Bakanı Memişoğlu, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda Konuştu
- Cumhuriyetin 103. Yılında Kutlamalar Başladı
- İletişim Başkanı Duran’dan Cumhuriyet Bayramı mesajı
- Kültürel Mirasta Kapsayıcılık: Erişimden Katılıma Uzanan Yeni Bir Yaklaşım
- Erdoğan: Siyasette ve dış politikada tek pusulamız Türkiye’nin çıkarları






