University College London (UCL) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından hazırlanan 2025 tarihli Lancet Countdown İklim ve Sağlık Raporu, fosil yakıt kullanımının küresel ısınmayı tetiklediği gibi zehirli hava kirliliği, orman…
University College London (UCL) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından hazırlanan 2025 tarihli Lancet Countdown İklim ve Sağlık Raporu, fosil yakıt kullanımının küresel ısınmayı tetiklediği gibi zehirli hava kirliliği, orman yangınları ve dang humması gibi hastalıkların yayılımını da artırdığını belirtiyor.
UCL’den Dr. Marina Romanello, raporun dünya genelinde insan hayatını ve geçim kaynaklarını yok eden yıkıcı tabloyu net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayarak, iklim değişikliği ile mücadelede yaşanan gecikmelerin her yıl milyonlarca gereksiz ölüme neden olduğunu ifade etti.
Sıcaklığa bağlı ölümlerin son 30 yılda %23 arttığı araştırmada, 2012-2021 yılları arasında her yıl ortalama 546 bin kişinin aşırı sıcaklıktan dolayı hayatını kaybettiği belirlendi. Bu da yılda her dakika bir ölüm anlamına geliyor.
Avustralya Sydney Üniversitesi’nden Prof. Ollie Jay ise “Isı stresinin herkesi etkileyebileceğini ve ölümcül olabileceğini” belirterek, çoğu insanın bu durumun farkında olmadığını ancak her sıcaklığa bağlı ölümün aslında önlenebilir olduğunu söyledi.
Rapora göre, 2023 yılında hükümetler fosil yakıt şirketlerine günlük 2,5 milyar dolar doğrudan sübvansiyon sağladı. Aynı yıl, yüksek sıcaklıklar nedeniyle tarım ve inşaat gibi sektörlerde çalışanların verim kaybının da aynı miktarda ekonomik zarara yol açtığı belirlendi.
Kuraklık ve sıcak hava dalgalarının tarımı ve hayvancılığı nasıl etkilediği üzerinde durulan raporda, 2023 yılında 123 milyon kişinin daha gıda güvensizliği yaşadığı ve 2024 yılında artan sıcaklık ve yangınlar nedeniyle 154 bin kişinin duman kaynaklı sebeplerden hayatını kaybettiği ifade edildi.
Dr. Romanello, temiz enerji, şehirlerin iklime uyumlu hale getirilmesi ve daha sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının çözümün bir parçası olabileceğini belirterek, “Umut, yerel toplulukların ve sağlık çalışanlarının sahada gördükleri gerçekler karşısında harekete geçmesinde yatıyor” dedi.
Yorum Yap