Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, polen alerjisi mevsimi başlamadan 2 hafta önce tedaviye başlanması gerektiğini vurguladı.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, havaların ısınmasıyla artış gösteren polen alerjisi şikayetlerine karşı önemli bir uyarıda bulundu. Özlü, alerji mevsimi başlamadan iki hafta önce tedaviye başlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca küresel ısınmanın alerji mevsimini uzattığını ve daha yoğun semptomlara yol açtığını kaydetti.
Havaların ısınmasıyla birlikte doğadaki polen miktarı artış gösterirken, alerjik hastalıklar da kendini belirgin şekilde hissettirmeye başladı. Bahar aylarında sıkça görülen hapşırık, burun akıntısı ve nefes darlığı gibi şikayetler, alerjisi olan bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor. Prof. Dr. Özlü, günümüzde alerjik hastalıkların tedavisinde geçmişe göre çok daha iyi durumda olunduğunu belirtti.
Prof. Dr. Özlü, baharın gelişiyle birlikte ağaçların tomurcuklanması ve çiçeklerin açmasıyla bazı kişiler için “kabus günlerinin” başladığını ifade etti. Mevsimsel alerjisi olan bireylerde öksürük, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz akıntısı, boğazda yanma, sızlama, nefes darlığı ve hırıltı gibi şikayetlerin ortaya çıktığını aktardı. Bu semptomlar mevsim boyunca devam edebiliyor.
Alerji mevsiminin kış bitiminden diğer kışın başlangıcına kadar sürebildiğini belirten Özlü, herkesin alerjilerinin farklı zamanlarda başlayabileceğini veya yoğunlaşabileceğini söyledi. Erken bahar döneminde başlayan şikayetlerin genellikle ağaç polenlerine bağlı olduğunu, bahar sonu ve yaza doğru çim ile çayır polenlerinin etkili olduğunu kaydetti. Yaz sonunda ve güze doğru ise yabani ot polenlerinin alerjileri tetiklediğini ekledi.
Prof. Dr. Tevfik Özlü, alerji tedavisinde öncelikle neye karşı alerji olduğunu bilmenin önemini vurguladı. Alerji testleri ile bu durumun tespit edilebildiğini ve korunmanın tedavi kadar kritik olduğunu dile getirdi. Bazı alerjenlerden kaçınmanın mümkün olduğunu, tedbirler alarak semptom yoğunluğunun azaltılabileceğini ifade etti. Kaçınılması zor alerjenler için ise tıbbi tedavilerin devreye girdiğini söyledi.
Özlü, küresel ısınmanın alerji mevsimini uzattığını ve havalar ısındıkça daha yoğun alerjenlerle daha uzun süre karşılaşıldığını belirtti. Bölgesel savaşlar ve kullanılan kimyasalların sera gazlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini, bunun da alerjenlerle daha yoğun karşılaşma anlamına geldiğini aktardı. Bu nedenle alerji durumunu bilmek ve kontrol altına almak büyük önem taşıyor.
Günümüzde alerjinin tedavi ile kontrol edilebilir bir durum olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özlü, eski alerji ilaçlarına bağlı uyku, uyuşukluk veya iştah artışı gibi yan etkilerin artık görülmediğini vurguladı. Güvenli ve etkili alerji tedavisinin mümkün olduğunu dile getirdi. Mevsim başlamadan iki hafta önce tedaviye başlamanın ve mevsim boyunca ilaçları düzenli kullanmanın, yaşam kalitesini bozan semptomları önlediğini belirtti.
Yorum Yap