Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve enerji arzına dair endişeler petrol fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Brent ve WTI ham petrol fiyatları son 5 haftada büyük artış gösterirken, gaz ve kömür piyasaları da benzer dalgalanmalar yaşadı.
Son 5 haftadır Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerde yaşanan aksaklıklar ve enerji arzına dair endişeler, petrol fiyatlarında belirgin bir artışa neden oldu. Uluslararası alanda Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, 27 Şubat’ta 72,48 dolardan işlem görürken, 2 Nisan’da yüzde 50,7’lik bir yükselişle 109,24 dolara ulaştı. Aynı dönemde Batı Teksas (WTI) türü ham petrolün varil fiyatı ise 67,02 dolardan başlayıp yüzde 66,4 artışla 111,54 dolara yükseldi.
İran ile ABD ve İsrail arasındaki artan gerilim, Hürmüz Boğazı çevresinde bir deniz güvenliği krizi yarattı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin gerçekleştiği bu kritik noktadaki olası kesintiler, uluslararası enerji piyasalarını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Farklı ülkelerden gelen açıklamalar, piyasalardaki belirsizliği artırarak fiyat hareketliliğini körüklüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun NATO müttefiklerinden beklenen desteği görmediklerine dair açıklamaları ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Hürmüz Boğazı’nın zorla açılması için savaşa hazırlandığına dair iddialar, piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran liderinden ateşkes talebi aldığına dair paylaşımı ve İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin bu iddiaları reddetmesi, durumu daha da karmaşık hale getirdi.
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’ın Hürmüz Boğazı’nın asla açılmayacağı ve müzakere olmayacağı yönündeki kesin ifadesi dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise İran’daki gelişmelerin enerji sevkiyatını etkilediğini ve Rusya’nın güvenli güzergahlar sunabileceğini belirtti.
Trump’ın İran’daki askeri hedeflerini tamamlama yolunda olduklarına ve yakın zamanda süreci bitireceklerine dair açıklamalarının ardından Brent petrol 105,94 dolara, WTI ise 103,31 dolara kadar yükseldi. Bu durum, enerji hisselerinde de artışa neden olarak Exxon Mobil ve Chevron gibi şirketlerin hisselerinde değer kazanımları gözlendi.
Saldırıların ardından 2 Mart’ta Brent petrol 82,37 dolara kadar yükselmiş ve günü %7,3 artışla 77,74 dolardan kapatmıştı. İran’ın misillemeleri, sigorta şirketlerinin savaş poliçelerini askıya alması ve bazı şirketlerin üretimlerini kısması, arz endişelerini derinleştirdi. ABD’nin Hint rafinerilerine Rus petrolü alımı için geçici muafiyet tanımasına rağmen Brent petrol 6 Mart’ta 94,64 dolara kadar çıktı.
Savaşın ikinci haftasında Brent petrol 9 Mart’ta 119,5 dolara kadar yükselerek son bir yılın en yüksek seviyesini gördü. 13 Mart’ta %11,3 artışla 103,14 dolardan kapanan Brent, 27 Mart’ta 112,57 dolardan işlem gördü. 5. haftanın sonunda ise 109,24 dolardan günü tamamladı. WTI petrol ise ilk haftanın sonunda 90,90 dolardan başlayarak 5. haftanın sonunda 111,54 dolara ulaştı.
Petrol sahaları ve LNG terminallerindeki hasar, boğazdaki kesintilerle birleşerek küresel enerji tedarikinde aksamalara neden oldu. Katar’ın Ras Laffan tesislerindeki üretimi durdurması, küresel LNG arzının beşte birini etkileme riski taşıdı. Hollanda merkezli TTF doğal gaz kontratları, jeopolitik riskler nedeniyle sert hareketler sergiledi. 27 Şubat’ta 31,51 avro olan megavatsaat başına gaz fiyatı, 2 Nisan’da 50,04 avroya çıkarak %58,8’lik bir artış gösterdi.
Bölgedeki saldırıların ardından LNG ticaretinde yaşanan duraksama, 2 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir LNG tankerinin ardından yeniden hareketlendi. Kömür piyasasında da fiyatlar yükseldi. Asya piyasaları için referans olan Newcastle kömür mayıs vadeli kontratı, saldırılar öncesi ton başına 118,5 dolardan, 5 haftanın sonunda %16,4 artışla 137,9 dolara ulaştı.
Yorum Yap