Eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk başkanlığında, İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Birsel Konferans Salonu’nda düzenlenen “Gazze Mahkemesi: Nihai Oturum”un ikinci gününde “Suçlar” başlıklı oturum gerçekleştirildi….
Eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk başkanlığında, İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Birsel Konferans Salonu’nda düzenlenen “Gazze Mahkemesi: Nihai Oturum”un ikinci gününde “Suçlar” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Bu oturumda, İsrail’in “aç bırakma, ekolojik kırım ve ev yıkımı suçları” değerlendirildi.
Oturum, üç ana başlıkta yapıldı. “Aç bırakma” konusundaki konuşmalar, eski BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Direktörü ve Gazze Aşevi’nin kurucusu Hani Almadhoun ile eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Hilal Elver tarafından yapıldı.
“Ekolojik kırım” başlığında, Bethlehem Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mazin Qumsiyeh ve Liverpool Üniversitesi’nden Prof. David Whyte değerlendirmelerde bulundu. “Ev yıkımı” konusuna ise Filistinli gazeteci Mohamed Al Helou ve BM Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal değindi.
Ardından, Gazze’deki açlık, ekolojik yıkım ve evlerin yıkımıyla karşı karşıya kalan kişilerin yaşadıklarına şahit olan görgü tanıklarının ifadeleri dinlendi.
“Aç bırakma”
Gazze Aşevi’nin kurucusu Almadhoun “Aç Bırakma ve Tasarlanmış Kıtlık: Engellenen Yardımlar ve Gazze’yi Besleme Mücadelesi” isimli çevrim içi bir sunum yaptı.
Almadhoun, 9 Ekim 2023 itibariyle İsrail’in Gazze Şeridi’ne gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaçların girişini büyük ölçüde engellediğini belirterek, “Son iki yılda bir miktar asgari yardıma izin verildi ancak bu yardımlar, Filistinlilerin hayatta kalması için asla yeterli olmadı.” dedi.
Zaman zaman yağan yağmurlar aracılığıyla yetişen bitkilerden yapılan çeşitli yiyeceklerle halkın çok az bir kısmına ancak gıda sağlayabildiklerini aktaran Almadhoun, “Anneler ve büyükanneler sokaklarda yere yığılıyor. Özellikle geçen yaz ve bu yaz da Gazze’de birçok kıtlık dalgası yaşandı.” ifadelerini kullandı.
Almadhoun, İsrail’in ateşkes anlaşmaları sonrası bile Gazze’ye yeterli insani yardımın ulaştırılmasını engellediğini belirterek, insanlığa ve uluslararası camiaya İsrail’in Gazze’yi bile isteye aç bıraktığı gerçeğini kabul ederek, bunu yayması çağrısında bulundu.
Eski BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Elver ise “kıtlık ilanı ve insani yardımın silah haline getirilmesi” konusunda yaptığı konuşmasında, uzun süre BM adına raporlar tuttuğunu, dünyada insan hakları üzerine araştırmalar yaptığını, birçok çatışma bölgesi gördüğünü vurguladı.
Elver, Gazze nüfusunun yüzde 91’inin gıda güvensizliği yaşadığını ve on binlerce insanın kıtlığa maruz kaldığını söyleyerek, şunları kaydetti:
“İsrail gıda kuyruğunda olan kişileri öldürdü. Kıtlık başlamıştı. 2025’te kıtlık artmıştı, sistem çökmüştü. 2 binden fazla kişi yardım beklerken hayatını kaybetti. Temmuz’da Gazzeliler günlerce yemek yiyemeyecek hale geldi. Devasa süreli bir kıtlık. İnsani yardım silahlandırıldı. Çocuklar, herkes öldü. Uluslararası sistemler iş beceremedi. Gazze’nin büyük çaplı insani yardıma ihtiyacı var. Kasten yapılan kıtlık suçu asla unutulmamalı, normalleştirilmemeli ve affedilmemeli.”
Hossam Shabat, Tevfik Al-Hams, Hadeel Alharazin, Sundus Zaqout, Mahmoud Muin Ayyash, Laith Arafat, Rola Darwish, Usama Abo Safer ise “açlık” suçunun görgü tanıkları olarak konuştu.
“Ekolojik Kırım”
“Ekolojik kırımın boyutları” başlığı altında Bethlehem Üniversitesinden Prof. Dr. Qumsiyeh, “Gazze Şeridi’nde Son İki Yılda Soykırımla Birlikte Yaşanan Ekolojik Katliamın Boyutu” sunumunu çevrim içi katılarak yaptı.
Qumsiyeh, soykırım ifadesinden yalnızca insanların değil, hayvanların ve doğanın da katledilmesinin göz önüne alınması gerektiğini dile getirdi.
İsrail’in milyonlarca ağacı kökünden sökerek bölged
Yorum Yap