Araştırmacılar, gelişmiş adaptif optik sistemlerle genç bir gezegenin üzerine düşen hidrojen gazının yaydığı parlamayı yakalayarak gezegenin “doğum anında” tespit etti. WISPIT-2 Sisteminde Keşif WISPIT-2 adı verilen yıldız sisteminde bulunan yeni…
Araştırmacılar, gelişmiş adaptif optik sistemlerle genç bir gezegenin üzerine düşen hidrojen gazının yaydığı parlamayı yakalayarak gezegenin “doğum anında” tespit etti.
WISPIT-2 Sisteminde Keşif
WISPIT-2 adı verilen yıldız sisteminde bulunan yeni gezegen, WISPIT 2b olarak adlandırıldı. Gezegen, yıldızın etrafında toz ve gazdan oluşan çok katmanlı halkaların arasındaki karanlık boşlukta keşfedildi. Normalde bu boşlukların varlığı, gezegenlerin geçiş yaparak yolu temizlediğine işaret ediyordu ancak bugüne kadar bu bölgelerde doğrudan bir gezegen gözlemlenememişti.
Güneş Sistemimizin Gençlik Yıllarına Benzerlik
Araştırmacılar, WISPIT 2b’nin kütlesinin yaklaşık Jüpiter’in beş katı, sistemdeki diğer aday gezegen CC1’in ise dokuz Jüpiter kütlesi olduğunu belirledi. Bu yapı, 4,5 milyar yıl önce kendi Güneş sistemimizin oluşum dönemine benzer bir tablo çiziyor. Close, keşfin önemini “Onlarca yıldır gözlenen bu karanlık boşlukların gerçekten gezegenler tarafından oluşturulduğunu ilk kez kesin olarak kanıtladık” sözleriyle ifade etti.
Hidrojen Işığıyla Görünür Oldu
MagAO-X sistemi, genç gezegenlerin üzerine düşen hidrojen gazının oluşturduğu sıcak plazmayı ve onun yaydığı hidrojen alfa ışığını algılayacak şekilde tasarlandı. Ekip bu ışığı tespit ederek WISPIT 2b’nin doğumunu kayda geçirdi.
Bilimsel Bir Dönüm Noktası
Van Capelleveen, “Bu tür genç sistemleri bulmak çok zor. Çünkü gezegenler sadece gençlik dönemlerinde parlak oluyor ve tespit edilebiliyor. Eğer WISPIT-2 bizim Güneş sistemimiz kadar yaşlı olsaydı, bugün hiçbir şey göremezdik” dedi.
Bilim insanlarına göre bu keşif, hem gezegen oluşum teorilerindeki büyük bir boşluğu doldurdu hem de Güneş sistemimizin nasıl doğduğunu anlamak için eşsiz bir pencere açtı.
Yorum Yap