İnsan kulağının duyamayacağı kadar yüksek frekanslı ses dalgaları, yani ultrason, artık tıpta sadece tanı amaçlı değil, tedavi aracı olarak da kullanılıyor. ABD’nin Virginia Üniversitesi’nden Biyomedikal Mühendis Prof. Richard J. Price,…
İnsan kulağının duyamayacağı kadar yüksek frekanslı ses dalgaları, yani ultrason, artık tıpta sadece tanı amaçlı değil, tedavi aracı olarak da kullanılıyor. ABD’nin Virginia Üniversitesi’nden Biyomedikal Mühendis Prof. Richard J. Price, odaklanmış ultrason teknolojisinin (Focused Ultrasound) kanser, Alzheimer ve nadir nörolojik hastalıkların tedavisinde çığır açabileceğini belirtiyor.
Beyin bariyerini aşan teknoloji
Beyni zararlı maddelerden koruyan kan-beyin bariyeri, ilaçların beyne ulaşmasını engelliyor. Bilim insanları, düşük yoğunluklu odaklanmış ultrason dalgalarının kan damarlarındaki mikrokabarcıkları titreştirerek bu bariyeri geçici olarak açabildiğini keşfetti. Bu sayede ilaçlar ve hatta gen tedavileri, hedeflenen bölgeye doğrudan ulaşabiliyor.
Kanseri vücudun kendi bağışıklığıyla yenmek
Odaklanmış ultrason yalnızca ilaç taşımakla kalmıyor; aynı zamanda bağışıklık sistemini kanserle savaşmaya teşvik edebiliyor. Araştırmalar, bu yöntemin tümörleri parçalayıp bağışıklık hücrelerine “tanıtma” etkisi yarattığını gösteriyor. Böylece vücut kendi kanser hücrelerini tanıyıp yok edebiliyor.
Ameliyatsız beyin tedavileri ufukta
Teknolojinin en umut verici yönlerinden biri de beyin ameliyatlarına alternatif oluşturabilmesi. Prof. Price ve ekibi, ultrasonla kan-beyin bariyerini açarak ilaç geçişini kolaylaştırmanın yanı sıra, hiç ilaç verilmeden bile lezyonların büyümesinin durduğunu gözlemledi.
Bilim insanlarına göre odaklanmış ultrason, önümüzdeki yıllarda yalnızca Alzheimer veya kanser için değil, nadir ve tedavisi zor nörolojik hastalıklar için de umut olacak. Prof. Price, “Bu teknoloji sayesinde, cerrahiye gerek kalmadan beynin derin bölgelerine ulaşabiliyoruz. Belki de geleceğin tıbbı, duyamadığımız seslerin içinde saklı” ifadelerini kullanıyor.
Yorum Yap