Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, uzun süreli burun tıkanıklığı ve koku kaybının nazal polip belirtisi olabileceğini vurguladı.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, uzun süredir devam eden burun tıkanıklığı ve koku kaybının nazal polip belirtisi olabileceği yönünde uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Çokkeser, bu durumun yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek hastalığın erken tanı ve tedavisinin önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Çokkeser, burun tıkanıklığının genellikle basit bir nezle veya alerji olarak değerlendirildiğini ifade etti. Ancak uzun süreli, hiç açılmayan bir burun ve koku kaybının nazal polip nedeni olabileceğini belirtti. Nazal polip, burun ve sinüslerin iç yüzeyinde uzun süreli şişliğin neden olduğu, yumuşak ve ağrısız doku büyümeleridir. Bu yapılar hava yolunu daraltarak yaşam kalitesini düşürebilir.
Nazal polipli hastaların en sık “Burnum hiç açılmıyor, koku alamıyorum, genzim sürekli dolu” şikâyetleriyle başvurduğunu Prof. Dr. Çokkeser aktardı. Sürekli burun tıkanıklığı nazal polibin en yaygın belirtisidir. Koku duyusunun azalması veya tamamen kaybolması en kritik uyarı olarak öne çıkıyor. Ayrıca geniz akıntısı, başta dolgunluk hissi, ağızdan nefes alma, horlama ve sık sinüzit atakları da görülebilir.
Prof. Dr. Çokkeser, nazal polibin bir mikrop hastalığı olmadığını özellikle vurguladı. Sorunun temelinde bağışıklık sisteminin burun dokusuna karşı geliştirdiği aşırı hassasiyet yatmaktadır. Alerji, astım, aspirin hassasiyeti, kronik sinüzit, sigara dumanı ve hava kirliliği bu süreci tetikleyebilir. Bu nedenle antibiyotik tedavisinin çoğu zaman kalıcı çözüm sağlamadığı belirtildi.
Nazal polip tedavisinde ilk adım ilaç kullanımıdır. Burun içine uygulanan spreyler, burundaki şişliği azaltmayı hedefler. Ancak ilaç tedavisine rağmen burun tıkanıklığı devam ediyorsa veya koku geri gelmiyorsa, cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Sinüslerin tamamen kapanması veya sık sinüzit atakları da ameliyat kararı alınmasında etkili faktörlerdir.
Günümüzde ameliyatların burun içinden, kapalı yöntemle yapıldığı Prof. Dr. Çokkeser tarafından ifade edildi. Dışarıdan herhangi bir kesi yapılmadığı belirtildi. Ameliyatın amacı sadece polip dokusunu temizlemek değil, aynı zamanda sinüslerin doğal hava dolaşımını yeniden sağlamaktır. İşlemin genellikle kısa sürdüğü, ağrının az olduğu ve hastaların kısa sürede taburcu edildiği bilgisi verildi.
Prof. Dr. Çokkeser, nazal polibin kronik bir durum olduğunu ve ameliyat sonrası sürecin tedavide kritik önem taşıdığını vurguladı. Altta yatan hassasiyetin devam edebileceği belirtilerek, düzenli sprey kullanımı, burun yıkama ve doktor kontrollerinin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. En başarılı sonuç, cerrahi müdahale ile tıkanıklığın giderilmesi ve ilaç tedavisiyle hastalığın kontrol altında tutulmasıyla elde edilir.
Yorum Yap