İletişim Başkanı Fahrettin Duran, STRATCOM 2026 Zirvesi’nde uluslararası topluma hakikatin yanında durma çağrısı yaptı. Zirvede küresel krizler ve dezenformasyonla mücadele ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Duran, İstanbul’da düzenlenen ‘STRATCOM Zirvesi 2026’da yaptığı konuşmada uluslararası topluma hakikatin yanında durma çağrısı yaptı. Zirvede küresel sistemdeki kırılmalar, krizler ve stratejik iletişimin rolü ele alındı.
Duran, beşincisi düzenlenen zirvede yaptığı konuşmada, stratejik iletişimin güncel meselelerini küresel gündemle birlikte değerlendireceklerini belirtti. Bu yılki zirvenin ana temasının ‘Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı’ olduğunu vurguladı.
Fahrettin Duran, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin aşındığını ve belirsizliğin hâkim olduğu yeni bir dünyaya girildiğini ifade etti. Günümüz dünyasında çifte standartların görünür hale geldiğini ve güç kullanımının öncelik kazandığını söyledi. Bu durumun güvenlik anlayışını sertleştirdiğini ve tehdit söylemlerinin arttığını belirtti.
Duran, normlar ve değerler alanındaki dönüşümün en çarpıcı yansımasının soykırımların canlı yayınlarda yaşanması ve toprak kazanma girişimlerinin açıkça dile getirilmesi olduğunu söyledi. Batı ana akım medyasının bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip ettiğini eleştirdi. Gazze’de yaşananların uluslararası hukukun işletilmediği ve küresel sistemin suskun kaldığı bir duruma örnek olduğunu vurguladı.
Teknolojik dönüşümün, yapay zekâ ve dijital manipülasyon araçlarıyla krizin etkisini daha da ağırlaştırdığını belirten Duran, enformasyon çağının hızını sindirememişken dezenformasyon çağıyla karşı karşıya kalındığını ifade etti. Bu yeni evrede bilginin değil, hakikatin kendisinin sistematik biçimde aşındırıldığını söyledi.
Türkiye’nin küresel düzenin irtifa kaybını ve normatif çöküşü önceden öngördüğünü ve uyarılarında bulunduğunu hatırlatan Duran, Suriye, Irak ve Ukrayna’daki krizlere dair Türkiye’nin öngörülerine ve diplomatik çabalarına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘daha adil bir dünya mümkündür’ çağrısının küresel adalet talebinin güçlü bir ifadesi olduğunu belirtti.
Türkiye’nin küresel krizlerde kendine özgü yaklaşımlar sergilediğini ve bölgeler arası çözüm üretmeye gayret gösterdiğini ifade eden Duran, diyalog ve diplomasiyi önceleyen yaklaşımlarını sürdüreceklerini söyledi. Arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık mekanizmalarını etkin kullanarak barışçıl çözüm yollarına katkı sağlamaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye’nin krizlerde barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dezenformasyon, algı yönetimi ve bilgi kirliliği üzerinden yürütülen saldırılara karşı toplumu sürekli uyardığını hatırlatan Duran, Türkiye’nin ‘dezenformasyon çağı’nda hakikatin korunmasını bir sorumluluk olarak benimsediğini söyledi. Bilginin toplumsal huzurun, siyasal istikrarın ve küresel adaletin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Teknoloji şirketlerinin kâr odaklı yaklaşımlarla manipülatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğini belirten Duran, bu tür içeriklerin toplumların sosyal dokusunu zedelediğini, siyasal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve ekonomik dengeleri sarstığını söyledi. Uluslararası toplumu ve tüm paydaşları hakikatin yanında durmaya ve doğrulanmamış bilgiye karşı dirençli olmaya davet etti.
Stratejik iletişimin, çatışma alanları ve krizlerden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Duran, üretilen bilgilerin bir güç unsuru ve rekabet alanı haline geldiğini belirtti. Dezenformasyonun bir iletişim sorunu değil, ulusal ve küresel bir tehdit olduğunu söyledi. Devletlerin güven esaslı bir düzen tesis etmesi gerektiğini ve algı operasyonlarına karşı devlet aklını korumak ve güçlendirmek durumunda olduklarını ifade etti.
2022’de kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla binlerce yanıltıcı içeriğin tespit edilerek kamuoyunun doğru bilgilendirildiğini belirten Duran, 202 adet dezenformasyon bülteni ve 2 adet almanak hazırlayarak 10 farklı dilde yayınladıklarını söyledi. Dezenformasyonla mücadelede uygulanabilir bir etik çerçevenin belirlenmesinin hayati önem taşıdığını ekledi.
İletişim alanında tesis edilecek adaletin, küresel barışın, güvenin ve istikrarın yeniden inşasının en güçlü teminatlarından biri olacağına inandığını belirten Duran, STRATCOM 2026 Zirvesi’nin bu doğrultuda güçlü ve kalıcı çıktılara vesile olmasını diledi.
Yorum Yap