Ünlü yapımcı Erol Köse’nin vefatı sonrası ortaya çıkan ALS notu, hastalığı yeniden gündeme getirdi. Doç. Dr. Fikret Aysal, hastalığın nedenleri, seyri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.
Yapımcı Erol Köse’nin hayatını kaybetmesinin ardından ortaya çıkan ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) notu, ilerleyici nörolojik bir hastalık olan ALS’yi yeniden kamuoyunun dikkatine taşıdı. Sessizce başlayıp zamanla kasları etkileyerek yaşam kalitesini düşüren ALS, ciddi sonuçlara yol açabilen bir rahatsızlık olarak biliniyor. Doç. Dr. Fikret Aysal, hastalığın seyri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Doç. Dr. Fikret Aysal, ALS’nin beyin, beyin sapı ve omurilikteki motor nöronların kaybıyla ilerleyen nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın büyük çoğunluğunda belirli bir nedenin saptanamadığını, vakaların yaklaşık yüzde 5 ila 10’unun genetik kökenli olabildiğini ifade etti. ALS’nin bazen yalnızca üst motor nöronları, bazen alt motor nöronları etkileyebildiğini ancak en sık her iki nöron tipinin birlikte tutulduğu tabloyla karşılaşıldığını açıkladı.
Günümüzde ALS için kökten bir tedavi bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Aysal, mevcut tedavilerin hastalığın ilerleyişini yavaşlatmaya odaklandığını söyledi. Hastalığın ilerleyici bir yapıda olduğunu ve ortalama yaşam süresinin 2 ila 5 yıl arasında değiştiğini, ancak bu sürenin hastadan hastaya farklılık gösterebildiğini belirtti. Stephen Hawking’in de bu hastalığa sahip olduğuna dikkat çekerek, bazı vakalarda hastalığın çok daha uzun yıllar sürebildiğini ekledi. Tanı alan hastalarda psikolojik desteğin önemine de değinen Aysal, multidisipliner yaklaşımın tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
ALS hastalarının nöroloji ile sınırlı kalmayıp birçok farklı tıbbi branş tarafından takip edilmesi gerektiğini belirten Doç. Aysal, bu süreçte nörologların koordinasyonu sağladığını, ancak fizik tedavi, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji, genel cerrahi ve psikiyatri gibi alanların desteğinin de gerekli olduğunu ifade etti. Tedavinin temel amacının hastanın ağrı ve sıkıntılarını azaltmak, yaşam konforunu artırmak ve hastalığın seyrini mümkün olduğunca uzatmak olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmaların hızla devam ettiğini ve gelecekte daha etkili tedavilerin bulunacağına dair inancını dile getirdi.
Yorum Yap