Bakan Tekin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2026 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla dünyada mazlum, ezilen ve zor durumda olan bütün çocukların haklarının hep beraber…
Bakan Tekin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2026 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla dünyada mazlum, ezilen ve zor durumda olan bütün çocukların haklarının hep beraber savunulması gerektiğini söyledi.
Eğitimi konuşmanın, toplumun kendisini nasıl tanımladığına, insanı hangi ilke ve değerler doğrultusunda yetiştirmeyi hedeflediğine, gelecek tasavvurunu hangi zihinsel ve kültürel perspektife dayandırdığına dair çok yönlü bir muhasebeye girişmek olduğunu belirten Tekin, eğitimin “birey-toplum-devlet” üçgeni bağlamında hem varoluşsal hem de toplumsal bir zorunluluk olduğuna işaret etti.
Öğretmenin rehberliğini merkeze alan, üretken düşünmeyi öne çıkaran ve muhakemeyi besleyen bir iklimin temel ihtiyaç olduğunun altını çizen Tekin, eğitimin verimlilik kadar adaleti, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği talep ettiğini vurguladı.
Eğitimin çok katmanlı bir hüviyete sahip olduğunu, bu yapı içerisinde yapay zeka ve veri temelli araçların öğretmenin rehberliğini takviye ettiğini dile getiren Tekin, öğrencileri dar meslek kalıplarına hapsetmeyen, değişen dünyada kalıcı kıymeti olan becerilerle donatmanın önemine değindi.
“Bizler bu yolu yürürken gündemin hızla değiştiğini biliyoruz. Popüler yaklaşımların geçici etkisine kapılmadan, ölçülebilir hedeflerle, şeffaf bir izleme-değerlendirme sistemiyle ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla ilerliyoruz. Böylece uzun soluklu toplumsal faydanın sesine kulak veren bir istikrar çizgisini muhafaza ediyoruz.”
“Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu bilinçle hareket ettiklerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet sizden; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister’ veciz sözünü esas alarak eğitim sistemini güçlendirme yönündeki çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerine dikkati çekti.
Eğitimi, temel insan haklarını, insan onurunu ve adaleti önceleyen, öğretmenin itibarını ve yetkinliğini yükselten, öğrencinin anlamlı öğrenmesini derinleştiren ve velinin güvenini güçlendiren bir kamusal ödev olarak konumlandırdıklarını anlatan Tekin, ülkemizin medeniyet iddiasıyla çağın ihtiyaçlarını aynı hizada tutan kapsayıcı bir eğitim düzenini kurmaya gayret ettiklerini vurguladı.
Cumhuriyet’in ikinci asrına tekabül eden yeni dönemde, eğitim vizyonu olan “Köklerden Geleceğe” çizgisinde, öğretmenin rehberliğini merkeze alan, aile-okul iş birliğini güçlendiren, fırsat eşitliğini teminat altına alan, müfredatta canlılık ve krizler karşısında süreklilik üreten bir bütünlükle ilerlediklerini aktaran Tekin, ölçmede adalet, okul ikliminde huzur, rehberlik ve psikososyal destekle tamamlanan bir yapıyı esas aldıklarını kaydetti.
“Kapsayıcı bir eğitim düzenini kurmaya gayret ediyoruz”
Bakan Tekin, bu zeminde hedefin, öğrenciyi dar meslek kalıplarına hapsetmeyen, değişen dünyada kalıcı kıymeti olan etkili okuryazarlık, öğrenmeyi öğrenme, güçlü muhakeme, problem çözme ve değer temelli karar alma gibi becerilerle donatmak olduğunu değerlendirdi.
Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı olarak merkezi idareden yerel yönetimlere, sivil toplum örgütlerinden iş dünyasına kadar tüm aktörlerle iş birliğini stratejik öncelik gördüklerini belirten Tekin, çocuklarımızın geleceğini güzelleştirecek ortak bir emeğin parçası olmaya davet etti.
“AK Parti hükümetleri boyunca 821 bin 351 öğretmen ataması gerçekleştirdik”
AK Parti hükümetlerinin eğitimi, devlet politikalarının merkezine yerleştirdiğinin altını çizen Tekin, Milli Eğitim Bakanlığının, merkezi yönetim bütçesinde 2002’de 4’üncü sıradayken, 2003’ten itibaren ilk sırada yer aldığına ve 2026 yılı bütçesinde de yerini koruduğuna işaret etti.
2026 yılı eğitim bütçesinin MEB, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı, Ölçme
Yorum Yap