Piyasalar 2025’e küresel çapta enflasyon-resesyon ikilemi arasında merkez bankalarının para politikalarında gevşeme döngüsüne girmesi beklentileriyle başlarken, bu dönemde dolar endeksindeki zayıflama, devam eden küresel belirsizlikler ile 3. çeyrekte ABD’de federal…
Piyasalar 2025’e küresel çapta enflasyon-resesyon ikilemi arasında merkez bankalarının para politikalarında gevşeme döngüsüne girmesi beklentileriyle başlarken, bu dönemde dolar endeksindeki zayıflama, devam eden küresel belirsizlikler ile 3. çeyrekte ABD’de federal hükümetin bütçe yetersizliğinden dolayı kapanması yatırımcıların güvenli liman arayışını artırarak altına yönelimi kuvvetlendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasıyla gündemin odağına oturan “tarife” konuları, küresel ekonomik görünüme dair endişeleri artırdı. Bu gelişme, ülkede enflasyonist baskıları yoğunlaştırarak Fed’in politika alanının daralabileceğine yönelik soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Bunun yanında ABD’nin potansiyel olarak büyüyen bütçe açığına ilişkin endişeler de altının fiyatını yukarı yönlü destekleyen faktörler arasında olmaya devam etti.
ABD yönetiminin uyguladığı korumacı politikaların olası etkilerine yönelik endişeler sürerken, ülkede federal hükümet, yeni mali yıl başlamadan önce Kongre’nin geçici bütçe tasarısını onaylayamaması nedeniyle kapandı.
Federal kamu kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak geçici bütçe tasarısının Kongre’den geçememesi, Aralık 2018’de başlayıp Ocak 2019’da biten 35 günlük kapanmadan bu yana ilk kez yaşandı.
Yıl genelinde dünyanın önde gelen merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi ve Çin’den gelen güçlü talep de altın fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.
Yorum Yap