Birinci Dünya Savaşı sonrası, ülkelerin kendi para politikalarını bağımsız olarak belirlemeleri yönündeki eğilimin etkisi ve Kurtuluş Savaşı ile kazanılan siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla güçlendirilmesi amacıyla bir merkez bankası kurulması yönündeki…
Birinci Dünya Savaşı sonrası, ülkelerin kendi para politikalarını bağımsız olarak belirlemeleri yönündeki eğilimin etkisi ve Kurtuluş Savaşı ile kazanılan siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla güçlendirilmesi amacıyla bir merkez bankası kurulması yönündeki çalışmalar hız kazandı.
1927’de dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda’nın merkez bankası kurulması hakkında sunduğu kanun taslağı kabul edildi. Merkez Bankası’nın kuruluş aşamasında, diğer ülkelerin merkez bankalarından da görüş istendi. 1928’de dönemin Hollanda Merkez Bankası Başkanı Dr. Gerard Vissering bu kapsamda Türkiye’ye davet edildi.
Dr. Vissering, İstanbul’daki çalışmalarını tamamlayarak “Türkiye’de Nakit İstikrarı ve Bir Merkezi İhraç Bankası Tesisi” adlı raporu hazırladı.
… (daha fazlası için orijinal metne bakınız)
Yorum Yap