Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik ve ABD-İran arasındaki diplomatik süreç, petrol fiyatlarında volatiliteyi artırdı. İslamabad’daki kritik zirve küresel enerji maliyetlerini belirleyecek.
Küresel enerji ticaretinin kritik noktası Hürmüz Boğazı, son askeri hareketliliklerin ardından uluslararası piyasaların gündemine oturdu. ABD ve İran arasındaki 14 maddelik 30 günlük görüşme süreci, petrol fiyatlarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Gelecek hafta Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak zirve, küresel enerji maliyetlerini belirleyecek bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Geçen hafta müzakere umutlarıyla Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8,1 azalarak 98,9 dolara gerilemişti. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik, bu düşüş eğilimini tersine çevirme potansiyeli taşıyor. Enerji piyasası uzmanları, Boğaz’daki olası bir sevkiyat aksamasının Çin, Hindistan, Japonya ve Avrupa gibi büyük ekonomiler için yeni bir tedarik şokuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Mevcut 98-100 dolar bandındaki petrol fiyatlarının, bir tıkanıklık durumunda 110-120 dolar seviyelerine yükselebileceği tahmin ediliyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın küresel nakliye maliyetlerini yükselterek dezenflasyonist süreçleri olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde İran üzerindeki baskıyı bir koz olarak kullanması, Hürmüz kriziyle küresel ticaret savaşını ilişkilendiriyor. Çin’in enerji ithalat maliyetlerini etkileyebilecek bu durum, Washington’ın Pekin ile yürüttüğü ticaret müzakerelerinde elini güçlendiriyor.
Türkiye’nin bölgedeki dengeleyici rolü de diplomatik kulislerde tartışılıyor. İslamabad’daki zirveye Türkiye’nin katılımı, enerji koridorunun açık tutulması konusunda piyasalara güven mesajı verebilir. Bu süreç, bölgesel barışın yanı sıra iç piyasadaki enerji maliyetlerinin istikrarı için de önem taşıyor.
Küresel sermaye piyasaları, İslamabad’daki 30 günlük görüşme takvimini yakından izliyor. 14 maddelik yol haritasının başarıya ulaşması, petrol fiyatlarındaki düşüşü kalıcı hale getirebilir ve küresel enflasyonist baskıyı azaltabilir. Aksi takdirde, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim yeni bir arz şoku ve stagflasyon riskini beraberinde getirebilir.
Yorum Yap