Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, öfkenin sadece görünen bir yüzü olduğunu ve altında bastırılmış duyguların yattığını ‘buzdağı’ benzetmesiyle anlattı.
Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, öfkenin fizyolojik bir savunma mekanizması olduğunu ve genellikle altında bastırılmış duyguların yattığını vurguladı. Seçkin, öfke anını “buzdağının görünen kısmı” olarak tanımlayarak, gerçek nedenlerin yüzeyin altında gizlendiğini belirtti. Bu açıklama, öfkenin sadece yıkıcı bir ifade biçimi olmadığını, aynı zamanda sağlıklı bir duygu olabileceğini ortaya koydu.
Psikolog Seçkin, öfkenin fizyolojik olarak adrenalin artışı ve beynin amigdala bölgesindeki uyarıyla ortaya çıktığını ifade etti. Öfkenin ifade edilme biçiminin sağlıksız olmasının nedenlerini açıklayan Seçkin, yetersizlik, otorite ve güç duyguları ile bastırılmış duyguların öfkeye zemin hazırlayabileceğini kaydetti.
Seçkin, öfkenin altında yatan görünmeyen nedenlerin genellikle ihmal edildiğini belirtti. Kültürel etkenlerin ve erkeklerde testosteron seviyelerindeki dalgalanmaların öfkenin daha yoğun yaşanmasına yol açabileceğini aktardı. Uzman, erkeklerin güçlerinin baskın olması ve bu şekilde yetiştirilmelerinin de öfke düzeyini artırdığını vurguladı.
Öfkeyle başa çıkma yöntemlerine değinen Seçkin, “Hiçbir şey bir nefes bekleyemeyecek kadar acil değil” ilkesini önerdi. Bu anlarda derin nefes almanın önemini vurgulayan Seçkin, 4-7-8 tekniğinin sinir sistemini uyararak öfkenin yavaşlamasına yardımcı olduğunu aktardı.
Psikolog Seçkin, öfkelenilen anlarda “Bu öfke sorunu kökünden çözecek mi?” sorusunun sorulması gerektiğini belirtti. Bu farkındalığın, öfkenin altında yatan gerçek duyguyu anlamak ve yönetmek için kritik olduğunu ifade etti.
Ramazan ayında sigara yoksunluğu ve uzun süreli açlığın öfke düzeyini artırabileceğine dikkat çeken Seçkin, bu durumun vücuttaki fiziksel ve sinir sistemindeki değişimlerden kaynaklandığını söyledi. Öfkeyi tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını, ancak sağlıklı bir şekilde yönetmenin önemli olduğunu vurguladı.
Uzm. Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, öfke kontrolü için nefes egzersizleri, oruç açıldıktan sonra kısa yürüyüşler ve meditatif rahatlama egzersizleri gibi yöntemleri önerdi. Öfkenin sağlıklı bir duygu olduğunu, ancak ifade biçiminin yıkıcı olabileceğini yineleyerek, yönetimin önemini vurguladı.
Yorum Yap