Gazze’de sağlık sektörü alarm veriyor! Uluslararası yardımların kesilmesiyle hastanelerde kriz derinleşiyor, özellikle yenidoğan servisleri risk altında.
Gazze Şeridi’ndeki Nasır Hastanesi Pediatri Bölümü Başkanı Dr. Ahmed el-Ferra, uluslararası kuruluşların yardımlarının kesilmesiyle özellikle yenidoğan servislerinde büyük bir kriz yaşanabileceği uyarısında bulundu. İsrail’in Mart 2025’te kabul ettiği yasa nedeniyle yardım kuruluşları Gazze’ye yardım ulaştırmakta zorlanıyor.
Dr. Ferra, uluslararası kuruluşların hastanedeki bazı bölümlerden çekilmesinin hayati servisleri olumsuz etkileyeceğini belirtti. Tahrir binasındaki yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kuvözlerde aşırı yoğunluk yaşandığını ve personel sayısının yetersiz olduğunu vurguladı. Normalde 7 hemşire ve 5 doktorun görev yaptığı serviste şu an sadece iki doktor ve üç hemşire bulunuyor. Bu durum, hastalara sağlanan bakımın kalitesini düşürüyor.
Uluslararası kuruluşların çekilmesinin bir diğer tehlikeli etkisinin tıbbi malzeme ve ilaç eksikliği olacağını belirten Ferra, bu kuruluşların doğrudan ilaç temin edebildiğini ve özellikle yoğun bakım ile yenidoğan servislerine ulaştırdığını ifade etti. Mevcut durumda zaten ciddi tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanırken, sınır geçişlerinin kapalı kalması ve yabancı kuruluşların geri dönmemesi halinde durumun daha da kötüleşeceği belirtiliyor. Ferra, bu durumu “saatli bomba” olarak nitelendirdi.
Gazze’deki sağlık sektörünün savaş sırasında büyük zarar gördüğünü hatırlatan Ferra, altyapının %85’inden fazlasının tahrip olduğunu kaydetti. Uluslararası kuruluşların sağladığı destekle sağlık sisteminin tamamen çökmesinin engellendiğini vurgulayan Ferra, bu desteklerin kesilmesiyle sistemin yeniden ciddi sıkıntılar yaşayacağını sözlerine ekledi.
İsrail, yeni uluslararası sivil toplum kuruluşu (STK) yasası kapsamında, ülkede kaydını yenilemeyen kuruluşların faaliyetlerinin sonlanacağını duyurmuştu. Yasa, yardım kuruluşlarının lisanslarını yenilemesini ve Filistinli çalışanlarının kimlik bilgilerini sunmasını şart koşuyor. Uluslararası yardım kuruluşları ise bu durumun kişisel verilerin korunması ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.
MSF, Oxfam, Norveç Mülteci Konseyi (NRC) gibi birçok yardım kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulabileceği belirtiliyor.
Yorum Yap