Sabahın erken saatlerinde Nablus yakınlarındaki küçük bir köyde, yaşlı bir kadın tarlasına yürüdü. Bir zamanlar ailesinin geçim kaynağı olan zeytin ağaçları artık yoktu. Köklerinden sökülmüş, kül yığınlarına dönmüştü. Dün gece…
Sabahın erken saatlerinde Nablus yakınlarındaki küçük bir köyde, yaşlı bir kadın tarlasına yürüdü. Bir zamanlar ailesinin geçim kaynağı olan zeytin ağaçları artık yoktu. Köklerinden sökülmüş, kül yığınlarına dönmüştü. Dün gece silahlı işgalci Yahudi yerleşimciler köye girmiş, traktörleri ateşe vermiş, ardından bölgeyi “güvenlik alanı” ilan eden askerler gelmişti.
Kadın, elleriyle toprağı yokladı; “Artık burası bizim değilmiş” dedi.
Batı Şeria’da günler, artık aynı kabusla başlıyor. Sabahın erken saatlerinde köylere giren işgalci Yahudi yerleşimciler, tarlaları ateşe veriyor, hayvanları vuruyor, su kuyularını patlatıyor. Ardından İsrail ordusu bölgeyi “güvenlik alanı” ilan ediyor ve Filistinli köylüler bir daha kendi topraklarına geri dönemiyor.
October 25, 2025
Bu döngü o kadar sık tekrarlandı ki, artık bölgede kimse bir saldırının “tesadüf” olduğuna inanmıyor. Batı Şeria’da yaşananlar, açık biçimde planlı bir bastırma ve vazgeçirme politikası.
Filistinli çiftçiler, bu saldırıların sadece toprak gaspı olmadığını, kimliklerine ve yaşam biçimlerine yönelik bir yok etme süreci olduğunu söylüyor. 50 yaşındaki Nabluslu çiftçi Halid, “Her yıl hasat öncesi aynı şeyi yaşıyoruz. Zeytinleri yakıyorlar, sonra gelip bu toprak artık yasak bölge diyorlar” sözleriyle yaşadığı çaresizliği anlatıyor.
Yorum Yap